Ağız İçi Biyopsi ve Marjinal Rezeksiyon Nedir? Süreç, Patoloji ve Takip

Biyopsi, ağız içindeki şüpheli bir dokudan örnek alınarak patoloji uzmanı tarafından mikroskop altında incelenmesidir. Ağız içinde oluşan kitle, ülser (yara), beyaz-kırmızı renk değişikliği, diş eti büyümeleri, tekrarlayan şişlikler ve çene kemiği içi lezyonlarda “kesin tanı” çoğu zaman biyopsi ile konur.

Biyopsinin hedefi sadece “iyi huylu mu kötü huylu mu” sorusunu yanıtlamak değildir. Lezyonun tipi, davranışı, tekrar etme riski ve gerekiyorsa cerrahi sınırın nasıl planlanacağı gibi tedavi kararlarının temelini oluşturur.

Hangi durumlarda biyopsi düşünülür?

Aşağıdaki bulgular biyopsi gereksinimini gündeme getirebilir:

  1. 2 haftadan uzun süren, iyileşmeyen ağız yaraları
  2. Ağız içinde büyüyen kitle veya diş eti üzerinde kalıcı şişlik
  3. Beyaz (lökoplaki), kırmızı (eritroplaki) veya karışık renk değişiklikleri
  4. Nedeni açıklanamayan kanama, ağrı, yanma
  5. Ağız içinde sertlik, düzensiz yüzey, kolay kanayan lezyon
  6. Çene kemiği içinde görüntülemede görülen kist benzeri veya tümör benzeri oluşumlar
  7. Protez, kron veya diş kenarına bağlı tahriş düşünülse bile, düzelmeyen lezyonlar

Biyopsi türleri nelerdir?

Biyopsi, lezyonun boyutuna, yerine ve şüphe derecesine göre farklı şekilde yapılır:

  1. İnsizyonel biyopsi (parça biyopsi)
    Lezyonun tamamı değil, temsil edici bir bölümü alınır. Büyük lezyonlarda veya kötü huylu olasılığı daha yüksek durumlarda sık tercih edilir. Amaç, tanıyı netleştirip asıl cerrahiyi doğru şekilde planlamaktır.
  2. Eksizyonel biyopsi (tam çıkarım biyopsisi)
    Lezyon küçükse ve klinik olarak uygun görülüyorsa, lezyon tamamen çıkarılır ve patolojiye gönderilir. Burada hem tanı hem tedavi aynı seansta yapılabilir.
  3. Çene kemiği içi lezyonlarda biyopsi
    Kemiğin içindeki kist veya tümör benzeri lezyonlarda biyopsi yaklaşımı farklı olabilir. Bazı durumlarda iğne ile aspirasyon, bazı durumlarda küçük bir kemik penceresiyle doku örnekleme yapılır. Elde edilecek tanı, kistin enükleasyonu, dekompresyonu veya daha geniş cerrahi gereksinimini belirler.

Patoloji raporu neden bu kadar belirleyicidir?

Patoloji raporu; lezyonun tanısını, bazen derecesini ve sınır davranışını belirler. Bu bilgiler şu soruların yanıtını etkiler:

  1. Lezyon tamamen çıkarılmalı mı, yoksa takip yeterli mi?
  2. Çıkarma gerekiyorsa ne kadar “güvenli sınır” ile çıkarılmalı?
  3. Tekrar etme riski yüksek mi, uzun dönem kontrol gerekir mi?
  4. Çene kemiğinde daha geniş rezeksiyon gerekir mi?
  5. Ek tedavi gerekir mi, örneğin ileri cerrahi plan, farklı branş değerlendirmesi, ek görüntüleme gibi

Marjinal rezeksiyon nedir?

Marjinal rezeksiyon, çene kemiğinin bir bölümünün lezyonla birlikte çıkarıldığı, ancak çenenin sürekliliğinin (alt çenenin halka gibi devamlı yapısının) korunduğu cerrahi yaklaşımdır. “Marjinal” ifadesi, lezyonun çevresinde güvenli bir kemik sınırıyla çıkarım yapıldığını anlatır.

Basit şekilde:
Marjinal rezeksiyon: Çene kemiği kısmen çıkarılır ama çene ikiye ayrılmaz, süreklilik korunur.
Segmental rezeksiyon: Lezyon nedeniyle çenenin bir segmenti tamamen çıkarılır, çene sürekliliği bozulur.

Hangi vakalarda marjinal rezeksiyon gündeme gelir?

Marjinal rezeksiyon kararı kişiye ve lezyona özeldir. Sıklıkla şu senaryolarda değerlendirilir:

  1. Çene kemiği yüzeyine veya kortikal kemiğe yakın, sınırlı kemik tutulumu yapan lezyonlar
  2. Seçilmiş iyi huylu fakat agresif davranabilen lezyonlar, nüks riski yüksek olgular
  3. Çene kemiğinde sınırlı yayılım gösteren ve uygun sınırla çıkarıldığında çene sürekliliğinin korunabileceği durumlar
  4. Lezyonun yerleşimi ve boyutu, çenenin dayanıklılığını koruyacak şekilde cerrahiye izin veriyorsa

Burada kritik hedef şudur: Lezyonu yeterli güvenlik sınırıyla çıkarırken, çenenin fonksiyonunu ve stabilitesini mümkün olduğunca korumak.

Biyopsi ile marjinal rezeksiyon arasındaki ilişki
Pek çok hastada süreç şu sırayla ilerler:

  1. Biyopsi ile tanı konur.
  2. Tanıya göre cerrahi kapsam planlanır.
  3. Seçilmiş olgularda marjinal rezeksiyon, “kesin tedavi” olarak gündeme gelir.

Bazı hastalarda lezyon küçük ve uygun ise, eksizyonel biyopsi zaten tedavi olabilir. Ancak kemik tutulumu, agresif davranış veya sınır ihtiyacı artınca “marjinal rezeksiyon” gibi daha planlı bir cerrahi gerekebilir.

Ameliyat öncesi değerlendirme nasıl yapılır?

  1. Klinik muayene
    Lezyonun yeri, boyutu, yüzeyi, kanama eğilimi, çevre dokularla ilişkisi değerlendirilir.
  2. Görüntüleme
    Çene kemiği tutulumu şüphesi varsa, kemik sınırını ve komşu anatomik yapıları görmek için detaylı değerlendirme gerekebilir. Plan, “ne kadar kemik çıkarılacağı” sorusunun cevabına dayanır.
  3. Dişlerin ve kapanışın değerlendirilmesi
    Lezyona komşu dişler, kökler, protez planı ve kapanış ilişkisi gözden geçirilir. Bazı vakalarda cerrahi sonrası diş tedavisi, protez veya implant planlaması devreye girebilir.
  4. Medikal öykü ve ilaçlar
    Kan sulandırıcılar, diyabet, bağışıklıkla ilgili durumlar, sigara kullanımı ve düzenli ilaçlar iyileşmeyi etkileyebilir. Cerrahi plan buna göre kişiselleştirilir.

Biyopsi işlemi nasıl yapılır?

Biyopsinin tipi seçildikten sonra genel akış genellikle şöyledir:

  1. Lokal anestezi ile bölgenin uyuşturulması
  2. Temsil edici dokunun uygun şekilde alınması
  3. Kanama kontrolü
  4. Dikiş gerekirse dikiş ile kapatma
  5. Örneğin uygun şekilde patolojiye gönderilmesi
  6. Sonuç çıkınca planın netleştirilmesi
  • Biyopsi sonrası beklenen durumlar
  • Hafif ağrı ve hassasiyet
  • Az miktarda sızıntı tarzında kanama
  • İlk 1-2 gün küçük şişlik
  • Bu bulgular genellikle kısa sürede azalır.

Marjinal rezeksiyon ameliyatı nasıl yapılır?

Uygulama lezyonun yerine göre değişir, ancak temel prensipler aynıdır:

  1. Anestezi: Kapsama göre lokal anestezi ile yapılan sınırlı işlemler olabilse de, marjinal rezeksiyon çoğunlukla daha planlı ve geniş bir cerrahidir. Konfor ve güvenlik için uygun anestezi yaklaşımı seçilir.
  2. Cerrahi erişim: Çoğu vakada ağız içinden kesi ile kemik ve lezyona ulaşılır. Gerekli olgularda cerrahi yaklaşım farklı planlanabilir.
  3. Lezyonun güvenli sınırla çıkarılması: Lezyon, çevresinde planlanan güvenli yumuşak doku ve kemik sınırlarıyla çıkarılır. Hedef, geride şüpheli doku bırakmamaktır.
  4. Kemik kenarlarının düzenlenmesi: Fonksiyon ve iyileşme için kemik konturları düzenlenir, keskin kenarlar düzeltilir.
  5. Örneğin patolojiye gönderilmesi: Çıkarılan doku patolojiye gönderilir. Bazı vakalarda patoloji raporunda “cerrahi sınır” değerlendirmesi de tedavi planını etkiler.
  6. Kapatma ve gerekirse rekonstrüksiyon: Yumuşak dokular kapatılır. Defektin büyüklüğüne göre yumuşak doku düzenlemeleri gerekebilir. Çenenin sürekliliği korunsa bile, bölgenin fonksiyonel ve estetik iyileşmesi için planlama yapılır.

Marjinal rezeksiyon sonrası iyileşme süreci

  1. İlk dönem: Şişlik ve hassasiyet beklenir. Beslenme genellikle yumuşak gıdalarla ilerler. Ağız hijyeni daha dikkatli yönetilir.
  2. Orta dönem: Dikişler ve yara hattı toparlar. Çiğneme kademeli artırılır. Kontrollerde iyileşme, enfeksiyon bulguları ve fonksiyon değerlendirilir.
  3. Uzun dönem: Patoloji sonucuna göre takip aralıkları belirlenir. Nüks riski olan lezyonlarda kontrol planı daha sık olur. Bazı hastalarda eksik dişlerin rehabilitasyonu veya bölgenin fonksiyonel restorasyonu için ek diş tedavileri planlanabilir.

Olası riskler nelerdir?

Her cerrahi girişimde olduğu gibi riskler; lezyonun yeri, boyutu ve kişisel faktörlere göre değişir:

  1. Kanama, şişlik, morarma
  2. Enfeksiyon ve yara iyileşmesinde gecikme
  3. Dikiş hattında açılma
  4. Alt çenede sinir yapılarına yakın cerrahilerde his değişiklikleri
  5. Çiğneme fonksiyonunda geçici zorlanma
  6. Patoloji sonucuna göre ek cerrahi gereksinimi, örneğin sınırların yetersiz bulunması gibi

Ne zaman gecikmeden değerlendirme gerekir?

  1. Basıyla durmayan veya artan kanama
  2. Giderek artan şiddetli ağrı
  3. Ateş, titreme, kötü koku ile artan akıntı
  4. Hızla artan, tek taraflı sert şişlik
  5. Yutma güçlüğü veya nefes alma ile ilgili belirgin zorlanma
  6. Uyuşmanın belirgin artması veya yeni başlayan ciddi his kaybı

TOBB ETÜ Hastanesi’nde süreç nasıl planlanır?

Bu tür vakalarda pratik akış genellikle şu şekilde kurgulanır:

  1. Muayene ve lezyon değerlendirmesi
  2. Gerekli görüntüleme ve biyopsi planı
  3. Patoloji sonucuna göre tedavi kararının netleştirilmesi
  4. Marjinal rezeksiyon gerekiyorsa cerrahi plan, anestezi değerlendirmesi ve ameliyat hazırlığı
  5. Ameliyat sonrası bakım, beslenme ve ağız hijyeni planı
  6. Patoloji raporunun değerlendirilmesi ve uzun dönem kontrol takvimi
    Amaç, doğru tanı ile doğru cerrahiyi yapmak, fonksiyonu korumak ve nüks riskini düzenli takip ile yönetmektir.

Sık Sorulan Sorular

Biyopsi kanseri yayar mı?

Biyopsi, tanı için standart bir adımdır. Doğru teknikle yapılan biyopsi, tanı sürecini hızlandırır ve tedaviyi doğru yönlendirir.

Biyopsi sonucu çıkınca mutlaka ameliyat gerekir mi?

Hayır. Bazı lezyonlarda takip veya daha sınırlı işlem yeterli olabilir. Karar patoloji sonucuna göre verilir.

Marjinal rezeksiyon sonrası çenem zayıflar mı?

Çene sürekliliği korunur, ancak çıkarılan kemik miktarı ve bölgeye göre geçici hassasiyet veya çiğneme kısıtları olabilir. Planlama bu riskleri azaltmayı hedefler.

Patoloji raporunda “sınır” ne demek?

Çıkarılan dokunun kenarlarında hastalıklı doku kalıp kalmadığını değerlendiren ifadelerdir. Bazı durumlarda takip veya ek cerrahi kararını etkiler.

Önerilen Yazılar

TOBB ETÜ Tıp Fakültesi Hastanesi

TOBB ETÜ Hastanesi
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.