Derin Ven Trombozu Nedir ?Prof. Dr. Tayfun Aybek Created: 2019-02-12 08:08:39
View Count: 24258

Derin Ven Trombozu Nedir ?

Vücudumuzdaki kirli kan ven dediğimiz damarlar ile kalbe taşınır, buradan akciğere gider ve oksijenlenerek temiz kan olarak tekrar kalbe döner. Bu kirli kanı kalbe taşıyan damarlar derin, yüzeyel ve bu ikisi arasındaki bağlantıyı sağlayan perforen venlerden meydana gelir.

Derin Ven Trombozu Nedir ?

Derinde seyreden venlerde meydana gelen pıhtılaşma ve tıkanıklıklar neticesinde akciğere pıhtı atma gibi ölümcül ve bacaklarda kalıcı ödem, iyileşmeyen yaralar ve hatta temiz kanın taşındığı arteriyal sistemde dolaşım bozuklukları gibi ciddi sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.

Derin ven trombozu denilen bu durum dünya genelinde görülme sıklığı açısından kardiyovasküler hastalıklar arasında iskemik kalp hastalıkları ve inmeden sonra üçüncü sırayı almaktadır. Yirmi yaşın altında görülme sıklığı nadir olmasına karşın yaş ile paralel olarak belirgin artış göstermekte özellikle 40 yaşından sonra ivme kazanarak 70 yaş ve üstü popülasyonda en üst değere ulaşmaktadır. Erkek ve kadınlarda görülme oranları benzer olup üreme çağındaki bayanlarda erkeklere kıyasla daha yüksek olabilmekte ancak menopoz sonrası oranlar eşitlenmektedir.


Pulmoner Emboli (Akciğere Pıhtı Atma) Nedir ? Nasıl olur ?

Venler ile kalbe taşınan kirli kan oksijenlenerek temiz kana dönüşmek üzere pulmoner arter vasıtasıyla akciğerlere iletilir. Vücudun herhangi bir yerindeki derin vende oluşacak bir pıhtı kopması halinde bu seyir doğrultusunda önce kalbe oradan da pulmoner artere (Akciğer damarına) doğru hareket edecek ve kendi kütlesinden daha küçük çapa sahip bir artere ulaştığında bu damarı tıkayacaktır. Bu durum tıkanan damarın boyutu ile doğru orantılı olarak direk ölümle sonuçlanabileceği gibi, sık tekrarlayan küçük damar tıkanıklıkları pulmoner hipertansiyona (akciğer tansiyonu) yol açabilecektir.

Derin Ven Trombozu Nedir ?Derin Ven Trombozu (DVT) Nedenleri ve Belirtileri Nelerdir ?

Derin Ven Trombozu komplikasyonlarına genetik yatkınlık (aile öyküsü), travma, venöz yetmezlik, varis, kadın cinsiyet, çok ayakta durmak gibi birçok etken derin ven trombozu sebepleri arasında sayılabilir.

Bacaklarda meydana gelen derin ven trombozunda, gelişen tarafta şişlik, şiddetli ağrı, kızarıklık, sertlik gibi belirtiler meydana gelir. Nefes darlığı, tansiyon düşüklüğü, çarpıntı gibi genel durum bozuklukları halinde ivedilikle en yakın sağlık merkezine gidilmelidir.

Nasıl tanı konur ?

Tanı en temel tetkik olan renkli doppler ultrasonografi ile hasta damar içerisindeki pıhtı görüntülenerek konur. Çok ilerlemiş ve komplike vakalarda bilgisayarlı tomografik venöz anjiyografi ve manyetik rezonans (MR) da tanıda kullanılabilecek ileri tetkiklerdir.

Derin Ven Trombozu (DVT) Tedavisi Nasıl Olur ?

Tedavide iki protokol öne çıkmaktadır. Birincisi yeni pıhtı meydana gelmesini önleyecek koruyucu kan sulandırıcı ilaç tedavisi, ikincisi ise mevcut pıhtıyı eritmeye yönelik ilaç ve pıhtıyı parçalayarak çıkaran mekanik tedavilerdir. Daha küçük çaplı venlerde meydana gelen ve ciddi klinik bulgu oluşturmayan derin ven trombozları ilaç tedavisi düzenlenerek ayaktan takip edilebildiği gibi, aksi durumlarda Derin Ven Trombozu ameliyatı, muhtemel ölümcül komplikasyonlar göz önünde bulundurularak yatırılarak tedavi edilmelidir.


Pıhtının Mekanik Temizlenmesi Nasıl Yapılır ?

Pulmoner emboli (akciğere pıhtı atma), uzuvlarda dolaşım bozukluğu ya da mevcut tabloda hızlı ilerleme gibi durumlarda pıhtının eritilerek tedavi edilmesi gerekebilmektedir. Bu noktada, hasta damara herhangi bir kesi ya da dikiş gerektirmeden kateter yardımıyla uygulanan teknolojik yöntemler ile anjiyografik görüntüleme altında pıhtı temizlenebilmekte hatta olası akciğer embolisinin önüne geçmek için karın damarına filtre yerleştirilebilmektedir. Konulan filtre işlem sonrasında ya da takip eden iki hafta içerisinde çıkarılabildiği gibi, tekrarlayan akciğer embolisi olan riskli olgularda kalıcı olarak da bırakılabilmektedir.

Bu yöntem ile akciğere atmış olan pıhtılar da temizlenebilmekte açık kalp ameliyatına gerek kalmadan hızlı iyileşme sağlanabilmektedir.




This post has been written by Prof. Dr. Tayfun Aybek and viewed 24258 times.


Comments

Loading...


Related Articles